|
Prusias Ad Hypium
|
|
|
|
Düzce'ye bağlı Konuralp beldesinde yer alan antik şehrin tarihi, milattan önce 3. yüzyıla kadar dayanıyor. Konuralp
ilk olarak tarih sahnesine Hypios adı ile çıkıyor. Doğudan batıya uzanan, Küçük Melen ve Tabak Çayları yakınında, ovada
son bulan bir tepenin üzerine kurulan kasabanın adı Hypios'dan sonra Kieros olarak anılmaya başlamış. Kieros'un
tarihi de tam olarak aydınlatılamamıştır. Mariandynlere ve Herekleia Devleti'ne karşı harekete geçen Bithynler,
kralları 1. Prusias (M.Ö.283 - M.Ö.183)'ın eliyle Sangarios'un doğusundaki Kieros'u zapt ettiler.
|
 |
|
Antik Tiyatro (40 Basamaklar) |
|
Konuralp'in etnik zenginliğini gösteren en önemli kalıntılarından biri de tiyatrosudur. Halk arasında 40
Basamaklar olarak da bilinen antik tiyatro, M.S. birinci yüzyıla kadar yöreye hakim olan Prusias Krallığı
döneminin sanatsal zenginliğini gösteren en canlı eserler arasındadır. Adı her ne kadar 40 Basamaklar
olarak anılsa da, tiyatro ilk zamanlarından bu güne, sahnesi yıkılmış, oturma kademeleri ise yarı yarıya yok
olmuş bir eser olarak kalmıştır.
|
 |
|
 |
|
Lahit |
|
Konuralp'in batısındaki Tepecik Nekrapolü'nde 1937 yılında bulunmuştur. Eser, Konuralp Müzesi bahçesinde
sergilenmektedir. Mermerden yapılan bu eser 1.20 metre yükseklik, 1.22 metre genişlik ve 2.47 metre uzunluğa
sahiptir. Lahitin tüm yüzeyinde kabartma boğa başlarıyla birbirlerine bağlanan girlandlar içinde rozet ve insan
başları işlenmiştir. Ön yüzde, içinde kitabesi olmayan bir tabula ansata ile altta aslan, kartal, yaban domuzu
ve balıkçıl kuşu tasvirleri bulunmaktadır. Lahit M.Ö. 1. yüzyıla tarihlendirilmektedir. |
 |
 |
 |
|
Mozaikler |
|
1997 yılında Konuralp Turizm Tanıtma Derneği tarafından başlatılan girişimler sonucunda Kültür Bakanlığı2ndan
izin alınarak Bolu Müze Müdürlüğü'nün gözetiminde mozaik için yeniden kazı başlatıldı. 1959 yılında bulunan ve
üzeri kumla kapatılan mozaikler ortaya çıkarıldı. 40 metrekarelik mozaik zeminde lir çalan Orpeus, çevresinde
hayvanlar ve dört köşesinde dört mevsim tasvirli kadın başı figürleri bulunuyor. |
 |
|
Akçakoca Ceneviz Kalesi |
|
Kalenin batısı ve doğusunda bulunan plajlar ve kale etrafında bulunan çay bahçesi sayesinde kale
hiç yalnızlık çekmiyor. Konumu itibariyle yıl boyunca ziyaretçi akınına uğrayan kale moloz taşlarla bir burun
üzerine inşa edilmiş. |
|
Kesin kanıt olmamakla beraber Cenevizliler tarafından yapıldığı söylenen kale günümüzde mesire yeri olarak kullanılıyor. Gerçekte
Selçuklulardan kalma olan kale, Osmanlılar tarafından onarılmış, Cenevizlilere karşı kullanılmış diyenler de bulunuyor. |
|
Giriş kapısı yanında bir
kulesi olup, deniz
tarafında duvarları
yıkılmış olan kale içinde
bir su sarnıcı yer alıyor. |
 |
 |
 |
|
Atlı Kapı
|
|
Köprü, surlar, su kemerleri dönemin izlerini taşırken, şehir merkezinin güneyinde Düzce'den gelen
ana caddenin sağında Antik Tiyatroya uzanan dar bir yol üzerinde Atlı Kapı olarak anılan bir kapı bulunuyor.
|
|
Sokağa da adını veren Atlı Kapı'nın ikinci defa
kullanılmış olan yerel taştan yapılmış büyük bir lentosu bulunuyor.
|
|
Üzerinde at tasviri ve Yunanca bir kitabe bulunan taşın bir Prusias vatandaşı tarafından annesine
mezar kitabesi olarak yapıldığı sanılıyor.
|
 |
 |
 |
|
Su Kemerleri |
|
Şehrin eski su tesisatından kalma 11 tane istinat ayağı, su kemeri
ile antik tiyatro ve akropol tepesi, Kasım Köyü yolu üzerindeki
tepeler üzerinde hala sağlam olarak duruyor. Üzerinden geçen su
kanallarını taşıdığı sanılan su kemeri, moloz taş ile yapılmış.
Su kemeri kimi kaynaklara göre Osmanlılar dönemine, kimi kaynaklara
göre ise daha eski dönemlere ait olarak belirtiliyor.
|
 |
 |
 |
|
|
|
|
|
|